"with impunity" in Turkish
Definition
Birinin ceza veya olumsuz bir sonuç olmadan bir şey yapması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genelde yasal, siyasi veya gazetecilikte cezasız kalmayı vurgulamak için kullanılır; günlük konuşmada nadirdir.
Examples
Corrupt officials stole money with impunity.
Yolsuz memurlar **cezasız bir şekilde** para çaldı.
Many people litter with impunity in this city.
Bu şehirde birçok insan **cezasız bir şekilde** çöp atıyor.
He cheated on the test with impunity.
O, sınavda **cezasız bir şekilde** kopya çekti.
These hackers operate with impunity because no one can catch them.
Bu hackerlar kimse yakalayamadığı için **cezasız bir şekilde** faaliyet gösteriyorlar.
You can't just break the law with impunity—sooner or later you'll get caught.
Yasayı **cezasız bir şekilde** çiğreyemezsin—er ya da geç yakalanırsın.
For years, that company polluted the river with impunity until activists spoke out.
Yıllarca o şirket **cezasız bir şekilde** nehri kirletti, ta ki aktivistler ses çıkarana kadar.