"wistfully" in Turkish
Definition
Geçmişte kalan ya da özlenen bir şeye karşı hafif bir hüzün ve özlemle yapılan bir davranışı anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'bakmak', 'gülümsemek', 'düşünmek' gibi fiillerle birlikte kullanılır; hem hafif bir hüzün, hem de umut veya özlem barındıran durumlar için uygundur.
Examples
She looked wistfully out the window.
Pencereden dışarıya **özlemle** baktı.
He smiled wistfully at the old photographs.
Eski fotoğraflara **özlemle** gülümsedi.
The child watched the other kids play wistfully.
Çocuk, diğer çocukların oynamasını **özlemle** izledi.
She spoke wistfully about her childhood summers in the countryside.
Çocukluk yazlarını köyde nasıl geçirdiğini **özlemle** anlattı.
He gazed wistfully at the empty playground, lost in thought.
Boş oyun alanına **özlemle** baktı, düşüncelere dalmıştı.
"Maybe one day," she said wistfully, "I'll go back there."
"Belki bir gün,” dedi **özlemle**, “yeniden oraya giderim.”