"wiretap" in Turkish
Definition
Birinin telefon görüşmelerini gizlice dinlemek için kullanılan cihaz veya yapılan işlem; genellikle polis veya yetkililer tarafından kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî, hukuki veya gizli soruşturma bağlamlarında kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer. 'install a wiretap' bir cihaza dinleme cihazı yerleştirmek, 'to wiretap' ise dinlemek anlamına gelir.
Examples
The police placed a wiretap on the suspect's phone.
Polis, şüphelinin telefonuna **telefon dinleme cihazı** yerleştirdi.
It is illegal to use a wiretap without permission.
İzin olmadan **telefon dinleme cihazı** kullanmak yasadışıdır.
The court approved a wiretap to get more evidence.
Mahkeme daha fazla delil toplamak için **telefon dinleme cihazı**na izin verdi.
Do you think the government uses wiretaps to monitor calls?
Sence hükümet, aramaları izlemek için **telefon dinleme cihazları** kullanıyor mu?
After several months, the wiretap finally caught something important.
Birkaç ay sonra, **telefon dinleme cihazı** sonunda önemli bir şey yakaladı.
They found out about the deal because of a secret wiretap.
Gizli bir **telefon dinleme cihazı** sayesinde anlaşmadan haberdar oldular.