"willful" in Turkish
Definition
Birinin bilerek, özellikle kurallar veya başkalarının isteklerine aykırı olarak bir şey yapmasıdır; ayrıca inatçı ve kolay kolay değişmeyen kişileri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlamda kullanılır; örnekler: 'willful ignorance', 'willful child', 'willful destruction'. 'Willing' (istekli) ile karıştırmayın.
Examples
Her willful actions caused problems for everyone.
Onun **kasıtlı** hareketleri herkes için sorun yarattı.
A willful child often ignores instructions.
**İnatçı** bir çocuk genellikle talimatları görmezden gelir.
His mistakes weren't accidents—they were willful choices.
Hataları kazayla değildi—bunlar **kasıtlı** tercihlerdi.
She acts willful when she doesn’t get her way.
İstediği olmayınca **inatçı** davranıyor.
That was no mistake—it was a willful act.
O bir hata değildi—**kasıtlı** bir hareketti.
The boy was willful and refused to listen to his parents.
Çocuk **inatçıydı** ve ailesini dinlemedi.