"wilderness" in Turkish
Definition
İnsanlar tarafından değiştirilmemiş, doğal ve geniş arazi ya da ortam.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla orman, çöl gibi bakir ve insan yaşamayan yerler için kullanılır; park ya da bahçeler için kullanılmaz.
Examples
Many animals live in the wilderness far from cities.
Birçok hayvan şehirlerden uzaktaki **vahşi doğada** yaşar.
He went hiking alone in the wilderness.
O, yalnız başına **vahşi doğada** yürüyüşe çıktı.
There is a large wilderness north of the country.
Ülkenin kuzeyinde büyük bir **vahşi doğa** var.
Surviving in the wilderness requires special skills.
**Vahşi doğada** hayatta kalmak özel beceriler gerektirir.
After days in the wilderness, they finally found a road.
**Vahşi doğada** günler geçirdikten sonra sonunda bir yol buldular.
Some people go camping just to escape into the wilderness for a while.
Bazı insanlar bir süreliğine **vahşi doğaya** kaçmak için kamp yapar.