"weather the storm" in Turkish
Definition
Zor zamanlarda güçlü kalıp, sorunları aşmak ve ayakta kalmak anlamına gelir. Genellikle iş, aile veya kişisel zorlukları anlatırken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gerçek anlamda fırtına değil, zorlukları anlatmak için kullanılır. İş dünyasında ve günlük yaşamda sıkça duyulur.
Examples
The company had to weather the storm during the financial crisis.
Şirket, finansal kriz sırasında **zorluğu atlatmak** zorunda kaldı.
Their family worked together to weather the storm when times were tough.
Aileleri, zor zamanlarda birlikte **zorluğu atlattı**.
We must stay positive and weather the storm.
Olumlu kalmalı ve **zorluğu atlatmalıyız**.
Things were rough for a while, but we managed to weather the storm together.
Bir süre işler zordu ama birlikte **zorluğu atlattık**.
No matter what happens, we’ll weather the storm as a team.
Ne olursa olsun, bir takım olarak **zorluğu atlatacağız**.
After so many setbacks, they finally weathered the storm and found success.
Onca aksilikten sonra sonunda **zorluğu atlattılar** ve başarıya ulaştılar.