"wearer" in Turkish
Definition
Belirli bir kıyafet, gözlük veya aksesuarı üstünde bulunduran kişi.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve teknik açıklamalarda kullanılır (ör: 'cihazı kullanan kişi'). Gündelik konuşmada pek tercih edilmez; yerine genelde 'kişi' veya 'biri' denir.
Examples
The wearer of this jacket must keep it zipped in cold weather.
Bu ceketin **giyen kişisi** soğuk havada fermuarı kapalı tutmalıdır.
A sunglasses wearer should protect their eyes from the sun.
Güneş gözlüğü **takan kişi** güneşten gözlerini korumalıdır.
Glove wearers often feel warmer in winter.
Eldiven **kullanan kişiler** kışın genellikle daha sıcak hisseder.
This dress changes color depending on the mood of the wearer.
Bu elbise, **giyen kişinin** ruh haline göre renk değiştiriyor.
Contact lens wearers should clean them daily for eye health.
Kontakt lens **takan kişiler** göz sağlığı için onları her gün temizlemelidir.
You can always spot a hat wearer in a crowd.
Kalabalığın içinde bir **şapka takan kişiyi** her zaman fark edebilirsiniz.