"waterman" in Turkish
Definition
Suda çalışan, kayık kullanan ya da su sporlarında başarılı olan kişiye denir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde pek kullanılmaz. Eskiden kayıkçı ya da su taşıyan kişi anlamındayken, günümüzde su sporlarında usta kişiler için de söylenebilir.
Examples
The waterman rowed people across the river.
**Kayıkçı** insanları nehrin karşısına geçirdi.
In the past, a waterman delivered water to homes.
Eskiden bir **su satıcısı** evlere su getirirdi.
He wants to be a professional waterman and compete in different water sports.
O, profesyonel bir **su sporcusu** olmak ve çeşitli su sporlarında yarışmak istiyor.
My grandfather was a waterman on the Thames and knew every bend of the river.
Dedem, Thames Nehri'nde bir **kayıkçıydı** ve nehrin tüm kıvrımlarını bilirdi.
Locals respect anyone known as a true waterman in the surfing community.
Sörf topluluğunda gerçek bir **su sporcusu** olarak tanınanlara yerel halk saygı gösterir.
It takes years of learning to become a skilled waterman on these rough seas.
Bu çetin denizlerde usta bir **kayıkçı** olmak yıllar alır.