"warden" in Turkish
Definition
Warden, genellikle belirli bir yerin veya topluluğun sorumlu yöneticisidir. Özellikle cezaevi müdürü anlamında kullanılır, ayrıca park veya yurt gibi yerlerin yöneticisi de olabilir.
Usage Notes (Turkish)
En yaygın olarak 'cezaevi müdürü' anlamında kullanılır. 'Guard' dan daha yetkili bir pozisyondur. 'Park warden', 'fire warden' gibi kullanımda görevler değişebilir.
Examples
The warden spoke to the prisoners this morning.
Bu sabah **müdür** mahkumlarla konuştu.
A park warden checked our camping permit.
Bir park **yöneticisi** kamp iznimizi kontrol etti.
She works as a dorm warden at the university.
O, üniversitede yurt **müdürü** olarak çalışıyor.
The warden isn't just a guard — he runs the whole prison.
**Müdür** sadece bir güvenlik görevlisi değil — o tüm hapishaneyi yönetiyor.
If you get lost on the trail, call the nearest warden station.
Yolda kaybolursan en yakın **yönetici** istasyonunu ara.
Our fire warden showed us where to go during the drill.
Bizim **yangın müdürümüz** tatbikat sırasında nereye gideceğimizi gösterdi.