"waif" in Turkish
Definition
Evi ve yakını olmayan, genellikle zayıf, bakımsız ve terkedilmiş görünen kişi; en çok çocuklar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Edebi ve resmi bir sözcük; genellikle çocuklar için, bazen de ince yapılı ve korunmasız kişileri anlatmada kullanılır. Günlük konuşmada rastlanmaz; 'yetim'den ziyade terkedilmişlik ve bakımsızlık öne çıkar.
Examples
The young waif wandered the streets at night.
Küçük **kimsesiz çocuk** geceleri sokaklarda dolaştı.
The movie tells the story of a poor waif who finds a family.
Film, fakir bir **kimsesiz çocuğun** bir aile bulmasını anlatıyor.
Everyone felt sorry for the little waif at the station.
İstasyondaki küçük **kimsesiz çocuk** için herkes üzüldü.
She showed up at the door looking like a waif—cold, hungry, and alone.
Kapının önünde bir **kimsesiz çocuk** gibi göründü—üşümüş, aç ve yalnız.
In the old photo, my grandfather looks like a little waif lost in the city.
Eski fotoğrafta büyükbabam, şehirde kaybolmuş küçük bir **kimsesiz çocuk** gibi görünüyor.
The fashion model became famous for her waif-like look on the runway.
Manken, podyumda **kimsesiz çocuk** görünümüyle ünlü oldu.