"voluptuous" in Turkish
Definition
Genellikle kadınların çekici ve dolgun vücut hatlarını, bazen de duyulara hitap eden lüks veya baştan çıkarıcı nesneleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla kadınlar için kullanılır; fazla romantik veya nesneleştirici algılanabilir. Zarif nesneler için de lüks ve cazip anlamına gelir.
Examples
She wore a voluptuous red dress to the party.
Partiye **dolgun** kırmızı bir elbise giydi.
The artist painted a voluptuous woman sitting by the window.
Sanatçı, pencere kenarında oturan **dolgun** bir kadını resmetti.
This chocolate cake has a voluptuous taste.
Bu çikolatalı kekin **baştan çıkarıcı** bir tadı var.
She has a voluptuous figure that turns heads wherever she goes.
Onun **dolgun** bir vücudu var ve gittiği her yerde dikkat çekiyor.
The room was decorated in voluptuous velvet and gold.
Oda **baştan çıkarıcı** kadife ve altınla dekore edilmişti.
That perfume has a warm, voluptuous scent that lingers in the air.
O parfümün havada uzun süre kalacak sıcak ve **baştan çıkarıcı** bir kokusu var.