"vistas" in Turkish
Definition
Manzara, genellikle yüksek bir yerden veya uzaktan bakıldığında görülen geniş ve güzel doğa görüntüsüdür.
Usage Notes (Turkish)
En çok seyahat veya betimleyici bağlamda kullanılır. Şehir veya kapalı alan manzaraları için genellikle kullanılmaz; doğal güzellikler içindir.
Examples
The hotel room has beautiful vistas of the mountains.
Otel odasından dağların güzel **manzaraları** görünüyor.
From the top of the hill, we enjoyed wide vistas of the valley.
Tepenin zirvesinden vadinin geniş **manzaralarını** seyrettik.
This park is famous for its scenic vistas.
Bu park, görkemli **manzaraları** ile ünlüdür.
We stopped at the lookout to take photos of the breathtaking vistas.
Nefes kesici **manzaraların** fotoğraflarını çekmek için seyir terasında durduk.
Driving along the coast, we enjoyed endless ocean vistas.
Kıyı boyunca araba sürerken sonsuz okyanus **manzaralarının** tadını çıkardık.
Big windows in the living room offer stunning city vistas at night.
Oturma odasındaki büyük pencereler gece şehrin muhteşem **manzaralarını** sunuyor.