"viscous" in Turkish
Definition
Kıvamı kalın ve yapışkan olan, kolayca akmayan sıvılar için kullanılır; bal veya şurup gibi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok bilimsel ya da teknik alanlarda kullanılır. Günlük konuşmada bunun yerine 'kalın' veya 'yapışkan' denir.
Examples
Honey is a viscous liquid.
Bal, **viskoz** bir sıvıdır.
The oil became more viscous in winter.
Kışın yağ daha **viskoz** hale gelir.
Glue is viscous before it dries.
Tutkal kuruyana kadar çok **viskoz** olur.
This soup turned out way too viscous—I probably added too much starch.
Bu çorba fazlasıyla **viskoz** oldu—sanırım fazla nişasta ekledim.
My shampoo is so viscous that it barely comes out of the bottle.
Şampuanım o kadar **viskoz** ki, neredeyse şişeden çıkmıyor.
Motor oil gets less viscous as the engine warms up.
Motor ısındıkça motor yağı daha az **viskoz** olur.