"villainous" in Turkish
Definition
Bu kelime, hikayedeki bir kötü karakter gibi aşırı kötü veya şeytani birini ya da davranışı tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebi ve dramatik ortamlarda geçer; günlük konuşmada abartılı gelebilir. 'Villainous deeds', 'villainous look' gibi kalıplarda sıkça kullanılır.
Examples
The villainous witch cursed the village.
**Şeytani** cadı köyü lanetledi.
He planned a villainous crime.
O, **kötü niyetli** bir suç planladı.
Her villainous smile made everyone nervous.
Onun **kötü niyetli** gülümsemesi herkesin huzursuz olmasına sebep oldu.
He gave me a villainous look when I caught him cheating.
Hile yaptığını yakaladığımda bana **haince** baktı.
The movie's main villain had a truly villainous plan.
Filmin baş kötü karakterinin gerçekten **şeytani** bir planı vardı.
You don't have to act so villainous just because the game didn't go your way.
Oyun senin istediğin gibi gitmedi diye bu kadar **kötü niyetli** davranmana gerek yok.