아무 단어나 입력하세요!

"vestigial" in Turkish

kalmışfosilleşmiş (biyoloji bağlamında)

Definition

Bir şeyin, özellikle bir vücut parçasının veya özelliğinin, evrim ya da zaman içinde asıl işlevini kaybetmiş olmasını ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bilimsel veya biyoloji terminolojisinde geçer. 'Vestigial organ' örneğinde olduğu gibi. Mecazi olarak da, işlevini yitirmiş şeyler için kullanılabilir.

Examples

The human appendix is a vestigial organ.

İnsan apandisi bir **kalmış** organdır.

Whale pelvis bones are vestigial structures.

Balina pelvis kemikleri **kalmış** yapılardır.

Some snakes have vestigial legs.

Bazı yılanlarda **kalmış** bacaklar vardır.

Wisdom teeth are often considered vestigial, since most people don't need them anymore.

Yirmilik dişler genellikle **kalmış** olarak görülür; çoğu insanın artık ihtiyacı yoktur.

This tradition feels a bit vestigial—no one really remembers why we do it.

Bu gelenek biraz **kalmış** gibi—neden yaptığımızı kimse hatırlamıyor.

After the update, the old menu became vestigial and was eventually removed.

Güncellemeden sonra eski menü **kalmış** kaldı ve sonunda kaldırıldı.