"venerable" in Turkish
Definition
Yaşı, bilgeliği veya karakteriyle derin saygıyı hak eden kişi veya şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî veya edebi bir sözcüktür, genellikle ileri yaştaki kişiler veya tarihi kurumlar için kullanılır. Gündelik konuşmada kullanılmaz.
Examples
The venerable professor taught at the university for over fifty years.
**Saygıdeğer** profesör elli yıldan fazla üniversitede ders verdi.
She addressed the venerable community leader with great respect.
O, **saygıdeğer** topluluk liderine büyük saygıyla hitap etti.
The temple is a venerable building, over 300 years old.
Tapınak, 300 yıldan eski **saygıdeğer** bir binadır.
People travel from all over to seek advice from this venerable monk.
İnsanlar, bu **saygıdeğer** rahibden tavsiye almak için her yerden gelirler.
Our city’s most venerable tradition is the spring festival, celebrated for centuries.
Şehrimizin en **saygıdeğer** geleneği, yüzyıllardır kutlanan ilkbahar festivalidir.
After a long and venerable career, she retired to write her memoirs.
Uzun ve **saygıdeğer** bir kariyerin ardından, anılarını yazmak için emekli oldu.