아무 단어나 입력하세요!

"upsetting" in Turkish

üzücüsarsıcı

Definition

Birinin üzülmesine, endişelenmesine veya duygusal olarak rahatsız olmasına neden olan durumları ifade eder. Genellikle haber veya olaylarla ilgilidir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok duygusal tepkiler için kullanılır; yüzeysel rahatsızlıktan daha derin böyle duyguları tanımlar. 'an upsetting experience' gibi ifadelerde sık görülür.

Examples

It was upsetting to hear about the accident.

Kazayı duymak gerçekten **üzücü**ydü.

The movie has some upsetting scenes.

Filmde bazı **üzücü** sahneler var.

Losing my keys was really upsetting.

Anahtarlarımı kaybetmek gerçekten **üzücü**ydü.

She found it upsetting when her friend moved away.

Arkadaşı taşınınca bunu çok **üzücü** buldu.

It's upsetting to see so much plastic in the ocean.

Okyanusta bu kadar çok plastik görmek **üzücü**.

Try not to let mean comments be too upsetting.

Kötü yorumları çok **üzücü** hale getirmemeye çalış.