아무 단어나 입력하세요!

"uplift" in Turkish

yüceltmekmoral vermekkalkınma (duygusal/sosyal)

Definition

Birini daha mutlu, pozitif yapmak ya da bir şeyi fiziksel olarak yukarıya kaldırmak anlamına gelir. Duygusal veya sosyal gelişme için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmî veya yarı resmî ortamlarda tercih edilir. 'uplift someone's spirit', 'economic uplift' gibi ifadeler yaygındır.

Examples

The music helped uplift my mood.

Müzik modumu **yükseltmeme** yardımcı oldu.

A smile can uplift someone's day.

Bir gülümseme birinin gününü **yüceltmeye** yetebilir.

The new park brought a sense of uplift to the neighborhood.

Yeni park mahalleye bir **kalkınma** hissi getirdi.

Her kind words really gave me an uplift when I needed it.

Onun nazik sözleri bana ihtiyacım olduğunda gerçekten bir **moral** verdi.

After the team's win, there was a real sense of uplift around the office.

Takımın galibiyetinden sonra ofiste gerçek bir **yükselme** hissi vardı.

Volunteering can uplift your spirit and connect you with others.

Gönüllülük, ruhunu **yüceltir** ve başkalarıyla bağlantı kurmanı sağlar.