"unscrupulous" in Turkish
Definition
Ahlaksız kişi, doğru ya da yanlış umursamadan haksız veya kötü işler yapar, vicdan azabı hissetmez.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve olumsuz bir kelimedir; çoğunlukla 'avukat', 'iş insanı', 'yöntem' gibi etik dışı durumlar için kullanılır; küçük yaramazlıklar için kullanılmaz.
Examples
The store was run by an unscrupulous manager.
Mağaza, **ahlaksız** bir müdür tarafından yönetiliyordu.
Some unscrupulous sellers cheat their customers.
Bazı **ahlaksız** satıcılar müşterilerini kandırıyor.
An unscrupulous person does not care about right or wrong.
**Ahlaksız** bir insan doğru veya yanlış umursamaz.
Everyone knows he's an unscrupulous lawyer, but clients keep hiring him anyway.
Herkes onun **ahlaksız** bir avukat olduğunu biliyor ama yine de müşteriler onu tutuyor.
Those unscrupulous business practices are finally being investigated.
Bu **ahlaksız** iş uygulamaları sonunda soruşturuluyor.
Be careful—there are plenty of unscrupulous people online looking to scam you.
Dikkatli ol—internette seni dolandırmak isteyen birçok **ahlaksız** insan var.