"unreported" in Turkish
Definition
Bir şey 'bildirilmemiş' veya 'rapor edilmeyen' ise, o olay ya da durum ilgili kişilere veya yetkililere resmi olarak bildirilmemiş veya kaydedilmemiştir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî, yasal ya da idarî durumlarda daha çok kullanılır; 'bildirilmemiş gelir', 'rapor edilmeyen vakalar' gibi. Günlük kişisel konular için genelde tercih edilmez.
Examples
Some crimes remain unreported each year.
Bazı suçlar her yıl **bildirilmemiş** olarak kalıyor.
He had unreported income from another job.
Onun başka bir işten **bildirilmemiş** geliri vardı.
There are many unreported cases of the illness.
Bu hastalığın birçok **rapor edilmeyen** vakası var.
Many workplace accidents go unreported because workers are afraid to speak up.
Birçok işyeri kazası, çalışanlar konuşmaktan korktukları için **bildirilmemiş** olarak kalıyor.
The error was unreported, so no one fixed it for months.
Hata **rapor edilmediği** için aylarca kimse onu düzeltmedi.
Some unreported victories are the ones that matter most to people.
Bazı **bildirilmemiş** zaferler insanlar için en değerli olanlardır.