"unrehearsed" in Turkish
Definition
Önceden prova veya hazırlık yapılmadan, doğaçlama biçimde yapılan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle konuşma, performans ya da doğal tepkiler için kullanılır. 'Doğaçlama' ve 'spontane' ile benzer kullanılır; pratik gerektiren işler için uygun değildir.
Examples
Her speech was completely unrehearsed, but everyone loved it.
Onun konuşması tamamen **doğaçlama**ydı ama herkes çok beğendi.
We did an unrehearsed skit in class.
Sınıfta **doğaçlama** bir skeç yaptık.
His reaction was unrehearsed and honest.
Onun tepkisi tamamen **doğaçlama** ve samimiydi.
Sorry if I sound a bit unrehearsed—I just found out about this meeting.
Biraz **hazırlıksız** konuşuyorsam kusura bakmayın; bu toplantıdan yeni haberim oldu.
The interview was totally unrehearsed, which made it feel real.
Röportaj tamamen **doğaçlama**ydı, bu da onu gerçek hissettirdi.
It was an unrehearsed moment, but it became the highlight of the show.
Bu **doğaçlama** an, gösterinin en dikkat çekici kısmı oldu.