"unobstructed" in Turkish
Definition
Hiçbir şey tarafından engellenmeyen; bir şeyin geçmesine veya görülmesine tamamen açık olan.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya teknik bir dilde kullanılır ('unobstructed view', 'unobstructed access'). 'uninterrupted' (kesintisiz) ile karıştırmayın.
Examples
The window gives an unobstructed view of the mountains.
Pencere dağların **engelsiz** manzarasını sunar.
Please keep the fire exit unobstructed at all times.
Lütfen yangın çıkışını her zaman **engelsiz** bırakın.
He found an unobstructed path through the crowd.
Kalabalık arasında **engelsiz** bir yol buldu.
Thanks to the new design, the hall has unobstructed access for wheelchairs.
Yeni tasarım sayesinde salonda tekerlekli sandalyeler için **engelsiz** erişim var.
After the trees were cut down, sunlight had an unobstructed path to the garden.
Ağaçlar kesildikten sonra güneş ışığı bahçeye **engelsiz** bir yol buldu.
The rooftop offers an unobstructed panorama of the entire city skyline.
Çatı, tüm şehir silüetinin **engelsiz** panoramasını sunar.