"unite with" in Turkish
Definition
Başka bir kişi, grup veya kuruluşla bir araya gelerek tek bir şekilde hareket etmek; ortak bir amaç için birleşmek.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi veya ciddi bir ifadedir. Özellikle topluluklar, ülkeler ya da gruplar bir amaç için bir araya geldiğinde kullanılır. 'join'den daha güçlü bir birliktelik ima eder.
Examples
The two teams decided to unite with each other for the tournament.
İki takım turnuva için birbirleriyle **birleşmeye** karar verdi.
People around the world should unite with each other to fight disease.
Dünyadaki insanlar hastalıkla savaşmak için birbirleriyle **birleşmeli**.
They wanted to unite with other communities for peace.
Barış için diğer topluluklarla **birleşmek** istiyorlardı.
Let's unite with our classmates and make this project amazing!
Haydi sınıf arkadaşlarımızla **birleşelim** ve bu projeyi harika yapalım!
Many small companies are trying to unite with bigger ones to survive tough times.
Birçok küçük şirket zorlu zamanlarda ayakta kalmak için büyük şirketlerle **birleşmeye** çalışıyor.
If we all unite with our neighbors, we can build a safer community.
Eğer hepimiz komşularımızla **birleşirsek** daha güvenli bir topluluk inşa edebiliriz.