"unimpressive" in Turkish
Definition
Hayranlık uyandırmayan, dikkat çekici ya da özel olmayan; sıradan bir şey.
Usage Notes (Turkish)
'Unimpressive' kibar ve nötr bir ifadedir; ne iyi ne de kötü bir şeyi tarif ederken kullanılır. Performans, görünüş veya sonuçlar için uygundur.
Examples
The movie was unimpressive and boring.
Film **etkileyici olmayan** ve sıkıcıydı.
Her grades this semester were unimpressive.
Bu dönemki notları **etkileyici değildi**.
The new phone's features are unimpressive.
Yeni telefonun özellikleri **etkileyici değil**.
I found the food at that restaurant pretty unimpressive, to be honest.
Doğrusunu söylemek gerekirse, o restorandaki yemekler oldukça **sıradandı**.
His performance at work has been pretty unimpressive lately.
Son zamanlarda iş performansı oldukça **etkileyici değil**.
Honestly, the view from the top was rather unimpressive given the long hike up.
Açıkçası, o kadar uzun tırmanışa rağmen manzara epey **etkileyici değildi**.