"undesirable" in Turkish
Definition
Sorun yaratabilecek ya da hoş karşılanmayan istenmeyen kişi, durum veya özellik.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya nötr ortamlarda kullanılır. 'outcome', 'behavior', 'effects' gibi kelimelerle sıkça birlikte yer alır. Gündelik konuşmada kişiler için doğrudan nadiren kullanılır.
Examples
Littering is undesirable in public parks.
Halka açık parklarda çöp atmak **istenmeyen** bir davranıştır.
Smoking has many undesirable effects on health.
Sigaranın sağlık üzerinde birçok **istenmeyen** etkisi vardır.
This software update caused some undesirable changes.
Bu yazılım güncellemesi bazı **istenmeyen** değişikliklere neden oldu.
The new policy aims to reduce undesirable behavior at school.
Yeni politika, okulda **istenmeyen** davranışları azaltmayı amaçlıyor.
Being late for interviews is highly undesirable.
Görüşmelere geç kalmak son derece **istenmeyen** bir durumdur.
Some side effects of the medicine were really undesirable.
İlacın bazı yan etkileri gerçekten **istenmeyen**di.