"undeserved" in Turkish
Definition
Birinin gerçekten hak etmediği, adil veya mantıklı olmayan şekilde verilen bir şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'reward', 'punishment', 'praise' gibi kelimelerle kullanılır. 'Undeserving' (layık olmayan) ile karıştırmayın.
Examples
She felt her punishment was undeserved.
Cezasının **hak edilmediğini** düşündü.
He received undeserved praise for the work.
Yaptığı iş için **hak edilmemiş** bir övgü aldı.
That was an undeserved reward.
O **hak edilmeyen** bir ödüldü.
Honestly, all that hate she gets online is undeserved.
Gerçekten, onun internette aldığı tüm nefret **hak edilmeyen**.
He lost his job for an undeserved reason.
**Hak edilmemiş** bir sebepten işini kaybetti.
There’s a lot of undeserved blame being thrown around right now.
Şu anda ortalıkta çok fazla **hak edilmeyen** suçlama dolaşıyor.