"uncrossed" in Turkish
Definition
Genellikle kollar, bacaklar veya çizgiler gibi şeylerin çapraz olmama ya da önceden çaprazken artık düz durma hali.
Usage Notes (Turkish)
'uncrossed arms', 'uncrossed legs' şeklinde duruş tarif ederken tercih edilir; gündelik kullanımı nadirdir, daha çok fiziksel açıklamalarda geçer.
Examples
She sat with her legs uncrossed.
O, bacakları **çapraz olmayan** şekilde oturdu.
Please keep your arms uncrossed during the test.
Lütfen sınav sırasında kollarınızı **çapraz olmayan** şekilde tutun.
One line remained uncrossed on the map.
Haritada bir çizgi **çapraz olmayan** olarak kaldı.
He nervously uncrossed his arms when the boss walked in.
Patron içeri girince sinirle kollarını **çaprazı açılmış** bir şekilde indirdi.
Once her legs were uncrossed, she felt more comfortable.
Bacakları **çapraz olmaktan çıktığında** daha rahat hissetti.
The wires must stay uncrossed to avoid short circuits.
Kısa devreyi önlemek için kablolar **çapraz olmamalı**.