"unconvinced" in Turkish
Definition
Bir şeye inanmadığınızda veya doğru bulmadığınızda hissettiğiniz haldir.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla 'remain', 'look', 'sound', 'seem' fiilleriyle birlikte kullanılır. Nazikçe şüphe veya karşı çıkmayı ifade etmek için uygundur.
Examples
She looked unconvinced after his explanation.
Açıklamasından sonra o **ikna olmamış** görünüyordu.
The teacher was unconvinced by his excuse.
Öğretmen onun bahanesinden **ikna olmamıştı**.
He is still unconvinced about the plan.
O hâlâ plan konusunda **ikna olmamış**.
After hearing all the arguments, I'm still unconvinced.
Tüm argümanları duymama rağmen hâlâ **ikna olmadım**.
She gave me an unconvinced look when I told her the story.
Ona hikayeyi anlattığımda bana **ikna olmamış** bir bakış attı.
You sound unconvinced—do you want more information?
**İkna olmamış** görünüyorsun—daha fazla bilgi ister misin?