아무 단어나 입력하세요!

"unconstrained" in Turkish

kısıtlamasızözgür

Definition

Hiçbir kural ya da sınır tarafından sınırlanmayan; tamamen özgür hareket etmek, düşünmek veya meydana gelmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi ya da akademik bağlamlarda kullanılır. 'unconstrained imagination', 'unconstrained creativity' gibi ifadelerde sıkça görülür. Tam bir özgürlük anlamı taşır ve sonuçları hem olumlu hem de olumsuz olabilir.

Examples

The artist's work is completely unconstrained by tradition.

Sanatçının çalışması gelenek tarafından tamamen **kısıtlamasız**.

Her thinking is unconstrained and creative.

Onun düşüncesi **kısıtlamasız** ve yaratıcıdır.

We want an unconstrained discussion where everyone can speak freely.

Herkesin özgürce konuşabileceği **kısıtlamasız** bir tartışma istiyoruz.

His happiness seemed totally unconstrained that day.

O gün onun mutluluğu tamamen **özgürdü**.

Technology gives us unconstrained access to information these days.

Teknoloji günümüzde bize bilgiye **kısıtlamasız** erişim sunuyor.

She let her thoughts flow unconstrained, exploring new ideas.

Düşüncelerini **kısıtlamasız** bırakarak yeni fikirler keşfetti.