"unconnected" in Korean
Definition
Bir şeyin başka bir şeyle fiziksel olarak ya da anlam bakımından bağlantısı olmaması durumu. Nesneler veya fikirler için kullanılabilir.
Usage Notes (Korean)
Hem fiziksel ('unconnected wires') hem de soyut ('unconnected ideas') anlamda yaygındır. İnsanlar arasındaki duygusal mesafe için 'disconnected' kullanılır.
Examples
The two rooms are unconnected by any hallway.
Bu iki oda hiçbir koridorla **bağlantısız**.
His story was unconnected to the main events.
Onun hikayesi ana olaylarla **ilgili değildi**.
Two unconnected wires lay on the table.
Masada iki adet **bağlantısız** tel vardı.
Her remarks seemed totally unconnected to the discussion.
Onun sözleri tartışmayla tamamen **ilgili değildi**.
These two problems are actually unconnected, even though they look similar.
Bu iki problem aslında **ilişkisiz**, benzer görünmelerine rağmen.
I realized the two mysteries were completely unconnected after all.
Sonunda bu iki gizemin tamamen **ilişkisiz** olduğunu fark ettim.