아무 단어나 입력하세요!

"unceasing" in Turkish

aralıksızdurmaksızın

Definition

Durmaksızın devam eden; hiç bitmeyen ya da durmayan.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya edebi dilde daha sık kullanılır; 'aralıksız çaba', 'aralıksız yağmur' gibi. Günlük dilde nadirdir. 'unceasingly' (zarf) ile karıştırmayın.

Examples

Her unceasing efforts helped us succeed.

Onun **aralıksız** çabaları sayesinde başardık.

The unceasing noise made it hard to sleep.

**Aralıksız** gürültü uyumamı zorlaştırdı.

There was unceasing rain all night.

Gece boyunca **aralıksız** yağmur yağdı.

His unceasing curiosity drives him to keep learning new things.

Onun **aralıksız** merakı onu yeni şeyler öğrenmeye itiyor.

I was amazed by the unceasing support from the community.

Topluluktan gelen **aralıksız** desteğe hayret ettim.

After hours of unceasing negotiation, they finally reached a deal.

Saatler süren **aralıksız** müzakereden sonra sonunda anlaşmaya vardılar.