"unbowed" in Turkish
Definition
Zorluklara ya da başarısızlıklara rağmen yılmayan, pes etmeyen, özgüvenini kaybetmeyen kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi bir anlatımla kişinin içsel gücünü, yılmazlığını belirtir; 'remained unbowed', 'stood unbowed' gibi ifadelerde geçer.
Examples
Despite many challenges, she stayed unbowed.
Birçok zorluğa rağmen, o **boyun eğmeyen** kaldı.
He faced defeat but walked away unbowed.
O, yenilgiyi yaşadı ama **boyun eğmeyen** olarak ayrıldı.
The team stayed unbowed after the tough game.
Zorlu maçtan sonra takım **boyun eğmeyen** kaldı.
She emerged from the experience wiser and unbowed.
O, bu deneyimden daha bilge ve **boyun eğmeyen** olarak çıktı.
Even after the criticism, he stood unbowed and proud.
Eleştiriye rağmen, o **boyun eğmeyen** ve gururlu olarak ayakta durdu.
They remained unbowed throughout all the hardships life threw at them.
Hayat onlara ne zorluk çıkarırsa çıkarsın, onlar **boyun eğmeyen** kaldı.