아무 단어나 입력하세요!

"unbalanced" in Turkish

dengesizbalanssız

Definition

Denge ya da uyumdan yoksun olma durumu; fiziksel, zihinsel veya oransal olarak kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

'Dengesiz' hem nesneler hem de ruh hali için kullanılır; kişiler için söylendiğinde olumsuz anlam taşıyabilir. 'Balanssız' daha çok fiziksel şeylerde kullanılır.

Examples

The chair is unbalanced and wobbles when I sit on it.

Sandalye **dengesiz**, üzerine oturunca sallanıyor.

He has an unbalanced diet, eating only junk food.

Onun **dengesiz** bir diyeti var, sadece abur cubur yiyor.

The washing machine is making noise because it's unbalanced.

Çamaşır makinesi **dengesiz** olduğu için gürültü yapıyor.

After the argument, Jane seemed a bit unbalanced for the rest of the day.

Tartışmadan sonra Jane günün geri kalanı boyunca biraz **dengesiz** görünüyordu.

The team’s schedule is totally unbalanced—they have too many games in one week.

Takımın programı tamamen **dengesiz**—bir haftada çok fazla maçları var.

If you keep stacking books like that, the pile will get unbalanced and fall over.

Kitapları böyle üst üste koymaya devam edersen, yığın **dengesiz** olur ve devrilir.