"unamusing" in Turkish
Definition
Kimseyi güldürmeyen, eğlendirmeyen, sıkıcı olan bir şey.
Usage Notes (Turkish)
'Unamusing' daha resmi ve 'komik değil' veya 'sıkıcı' kadar sık kullanılmaz. Genelde eğlendirme amacıyla yapılan ama başarısız kalan şaka, hikaye ya da kişiler için uygundur, ciddi konularda kullanmayın.
Examples
The movie was unamusing and slow.
Film **eğlencesizdi** ve yavaştı.
His joke was unamusing to everyone.
Onun şakası herkes için **eğlencesizdi**.
She made an unamusing comment in class.
Ders sırasında **eğlencesiz** bir yorum yaptı.
I found the comedian's routine pretty unamusing.
Komedyenin gösterisini oldukça **eğlencesiz** buldum.
Her stories are always so unamusing—I can never laugh.
Hikayeleri her zaman çok **eğlencesiz**—hiç gülemiyorum.
That was an unamusing way to end the meeting.
Toplantıyı bitirmenin **eğlencesiz** bir yoluydu.