"ulcerated" in Turkish
Definition
Dokuda, ciltte ya da yarada iyileşmesi zor açık yara (ülser) oluştuğunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Yalnızca tıbbi veya sağlık alanında kullanılır; genellikle 'ulcerated wound', 'ulcerated tissue' gibi ifadelerde geçer. Mecazi anlamda kullanılmaz ve uzun süre iyileşmeyen yaralar için uygundur.
Examples
The patient's leg had an ulcerated sore.
Hastanın bacağında **ülserli** bir yara vardı.
An ulcerated area needs special cleaning.
**Ülserli** bölge özel temizlik ister.
Doctors observed ulcerated tissue during surgery.
Doktorlar ameliyatta **ülserli** doku gözlemledi.
If a wound turns ulcerated, it might take months to heal.
Bir yara **ülserli** hale gelirse, iyileşmesi aylar sürebilir.
The vet said the dog's paw looks ulcerated from licking it too much.
Veteriner, köpeğin patisinin fazla yalamaktan **ülserli** göründüğünü söyledi.
Don’t ignore an ulcerated mouth sore—it could be a sign of infection.
**Ülserli** ağız yarasını görmezden gelmeyin—enfeksiyon belirtisi olabilir.