"turn upon" in Turkish
Definition
Yakında olunan birine aniden karşı çıkmak veya saldırmak; bazen bir şeyin sonucuna bağlı olmayı belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Saldırı veya karşı çıkma anlamında genellikle yazılı veya edebi dilde kullanılır. '-e bağlı olmak' anlamı daha az yaygındır. 'Turn on' ile karıştırmayın.
Examples
He suddenly turned upon his best friend during the argument.
Tartışma sırasında bir anda en yakın arkadaşına **aniden saldırdı**.
Many decisions in life turn upon chance.
Hayattaki birçok karar **şansa bağlıdır**.
The novel’s plot turns upon a family secret.
Romanın kurgusu bir aile sırrına **bağlıdır**.
When cornered, even the calmest person may turn upon their accuser.
Köşeye sıkışınca en sakin insan bile suçlayıcısına **aniden saldırabilir**.
Their friendship quickly soured when she turned upon him after the misunderstanding.
Yanlış anlaşılmadan sonra o ona **karşı çıkınca** arkadaşlıkları hızla bozuldu.
Everything turns upon whether or not we get the funding.
Her şey, fon alıp almayacağımıza **bağlı**.