아무 단어나 입력하세요!

"tumble into" in Turkish

içine yuvarlanmak

Definition

Bir yere ya da duruma aniden ve beceriksizce düşmek ya da içine girmek, genellikle istemeden.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamda (fiziksel olarak düşmek), hem de mecaz anlamda (aniden bir duruma girmek) kullanılır. Konuşma dilinde veya edebi anlatımlarda yaygın; resmi değildir.

Examples

He tumbled into the room and dropped his books.

Odaya **içine yuvarlanıp** kitaplarını düşürdü.

The child tumbled into the pool while playing.

Çocuk oynarken havuza **içine yuvarlandı**.

I tumbled into trouble by forgetting my homework.

Ödevimi unutunca **başım belaya girdi**.

We tumbled into a small cafe to escape the rain.

Yağmurdan kaçmak için küçük bir kafeye **içeri yuvarlandık**.

I just kind of tumbled into this new job without planning it.

Bu yeni işe hiçbir plan yapmadan **bir anda girdim**.

Somehow, we tumbled into a pretty wild adventure last weekend.

Geçen hafta sonu bir şekilde oldukça çılgın bir maceranın **içine daldık**.