"trounced" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi özellikle yarışma veya müsabakada çok kolay ve tamamen yenmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu fiil resmi veya vurgulu tonludur, 'beat'den daha kuvvetlidir. Genellikle spor, münazara veya seçimlerde üstün ve kolay galibiyeti vurgular. Fiziksel vurmak anlamında kullanılmaz.
Examples
Our team trounced the visitors in yesterday's game.
Takımımız dün karşılaşmada misafirleri **ezici bir şekilde yendi**.
They trounced their opponents by ten points.
Rakiplerini on puan farkla **ezici bir şekilde yendiler**.
The champion trounced the challenger in the final match.
Şampiyon finalde rakibini **ezici bir şekilde yendi**.
The new policy just trounced the old way of doing things.
Yeni politika eski uygulamayı **ezici şekilde geçti**.
We really trounced them thanks to our new strategy.
Yeni stratejimiz sayesinde onları gerçekten **ezici şekilde yendik**.
The movie was so good it trounced everything else at the box office.
Film o kadar iyiydi ki gişede diğer her şeyi **ezici bir şekilde geçti**.