"triumphantly" in Turkish
Definition
Bir zafer veya başarıdan sonra sevinç ve gururla bir şey yapmak.
Usage Notes (Turkish)
'smile', 'announce', 'raise' gibi fiillerle sıkça birlikte kullanılır. Zaferin ardından yapılan davranış ya da ifadeleri vurgular; genellikle yazılı veya resmî dilde geçer.
Examples
She smiled triumphantly after winning the game.
Oyunu kazandıktan sonra **zaferle** gülümsedi.
He triumphantly announced his promotion.
Terfisi**zaferle** terfisini duyurdu.
The team lifted the trophy triumphantly.
Takım kupayı **zaferle** kaldırdı.
"We did it!" she shouted triumphantly to her friends.
'Başardık!' diye arkadaşlarına **zaferle** bağırdı.
He waved his medal triumphantly at the cheering crowd.
O, madalyasını coşkulu kalabalığa **zaferle** salladı.
After passing her driving test, she walked out of the building triumphantly.
Ehliyet sınavını geçtikten sonra **zaferle** binadan çıktı.