아무 단어나 입력하세요!

"trifled" in Turkish

hafife almakküçümsemek

Definition

Birine veya bir şeye önem vermeden, ciddiye almadan yaklaşmak ya da davranmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle ciddi ve resmi ifadelerde, 'not to be trifled with' gibi kalıplarda kullanılır; gündelik 'şaka yapmak' anlamında kullanılmaz.

Examples

He trifled with my feelings and hurt me.

Duygularımla **hafife aldı** ve beni incitti.

The teacher warned that the rules were not to be trifled with.

Öğretmen kuralların **hafife alınmaması** gerektiğini uyardı.

They trifled with the truth to avoid getting into trouble.

Başlarını belaya sokmamak için gerçeği **hafife aldılar**.

She felt he had trifled with her trust.

Onun güvenini **hafife aldığını** düşündü.

This is not an issue to be trifled with.

Bu, **hafife alınacak** bir durum değil.

You shouldn't have trifled with their patience; now they’re upset.

Sabırlarını **hafife almamalıydın**; şimdi kızgınlar.