"triangulate" in Turkish
Definition
Bilinir noktalardan açı ölçerek bir konumun tam yerini belirlemek. Ayrıca, birden fazla kaynaktan bilgi karşılaştırarak gerçeği bulmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve teknik bir terimdir; çoğunlukla coğrafi, iş veya araştırma bağlamında kullanılır. 'Veriyi üçgenleme', 'konumu üçgenleme' gibi kalıplar yaygındır.
Examples
They used satellites to triangulate the ship's position.
Onlar, geminin konumunu **üçgenleme yaparak** uydular sayesinde tespit etti.
We can triangulate the exact location using three cellphone towers.
Üç baz istasyonunu kullanarak tam konumu **üçgenleme yapabiliriz**.
The scientists triangulated the source of the sound.
Bilim insanları, sesin kaynağını **üçgenleme yaptı**.
The journalist tried to triangulate the facts from different witnesses.
Gazeteci, farklı tanıklardan elde edilen bilgileri **çapraz kontrol etmeye çalıştı**.
Can you triangulate your sources before publishing that article?
O makaleyi yayınlamadan önce kaynaklarını **çapraz kontrol edebilir misin**?
By checking several maps, they managed to triangulate the right hiking path.
Birkaç haritayı kontrol ederek doğru yürüyüş yolunu **üçgenleme ile** buldular.