"trade up" in Turkish
Definition
Sahip olduğun bir şeyi daha iyi veya daha değerli bir şeyle değiştirmek. Genellikle araba, ev gibi büyük alışverişlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok araba, ev, elektronik gibi büyük ve değerli şeyler için kullanılır. Küçük günlük eşyalar için kullanılmaz. 'trade up to' ifadesiyle yeni alınan şeyi belirtirsin.
Examples
We want to trade up to a bigger house next year.
Gelecek yıl daha büyük bir eve **üst modele geçmek** istiyoruz.
She decided to trade up her phone for the newest model.
En yeni modele geçmek için telefonunu **daha iyisiyle değiştirmeye** karar verdi.
After getting a raise, Tom plans to trade up his old car.
Zam aldıktan sonra Tom eski arabasını **daha iyisiyle değiştirmeyi** planlıyor.
When people make more money, they often trade up to bigger and better things.
İnsanlar daha çok kazanınca genellikle daha büyük ve daha iyi şeylere **üst modele geçiyorlar**.
I loved my old car, but it was time to trade up.
Eski arabamı severdim ama artık **daha iyisiyle değiştirme** zamanı gelmişti.
You can trade up your laptop at the store and get a discount on a new one.
Mağazada dizüstü bilgisayarını **üst modele geçirebilir** ve yeni bir tane için indirim alabilirsin.