"toughness" in Turkish
Definition
Kolayca kırılmayan veya bozulmayan olma durumu ya da zorlu durumlarda zihinsel veya duygusal olarak güçlü kalabilme özelliğidir.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel güç ('çeliğin toughness'ı) hem de içsel güç ('mental toughness', 'emotional toughness') için kullanılır. 'Kabalık' anlamında kullanılmaz.
Examples
She showed great toughness during the competition.
Yarışma sırasında büyük bir **dayanıklılık** gösterdi.
The toughness of this metal is impressive.
Bu metalin **sağlamlığı** etkileyici.
His toughness helped him recover quickly from illness.
Onun **dayanıklılığı** hastalıktan hızlı toparlanmasına yardımcı oldu.
Her emotional toughness is what got her through hard times.
Onu zorlu zamanlarda ayakta tutan, duygusal **dayanıklılığı**ydı.
You need a lot of toughness to work in this industry.
Bu sektörde çalışmak için çok **dayanıklılık** gerekir.
The team's toughness showed when they never gave up, even after losing.
Takımın hiç vazgeçmemesi, mağlubiyetten sonra bile, onların **dayanıklılığını** gösterdi.