"tilted" in Turkish
Definition
Bir nesnenin veya yüzeyin düz değil, bir tarafa eğilmiş olduğunu ifade eder. Mecazi olarak taraflı veya önyargılı durumu da anlatabilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok fiziksel durumlar için kullanılır ('tilted chair', 'tilted smile'). Günlük konuşmada önyargılı veya duygusal dengesizlik için de kullanılabilir. 'leaned' ve 'slanted' ile karıştırmayın.
Examples
The picture on the wall is tilted.
Duvardaki tablo **eğimli**.
She tilted her head to listen better.
Daha iyi duymak için kafasını **eğdi**.
The table was tilted because one leg was shorter.
Bir ayağı kısa olduğu için masa **eğilmişti**.
He gave her a tilted smile after hearing the joke.
Şakayı duyunca ona **eğimli** bir gülümseme attı.
Your phone looks a bit tilted on the charger.
Telefonun şarjda biraz **eğimli** duruyor.
After the argument, his view on the matter was a bit tilted.
Tartışmadan sonra bu konudaki bakış açısı biraz **eğilmiş** oldu.