"tilt at windmills" in Turkish
Definition
Hayali veya imkânsız sorunlarla savaşmaya çalışmak, yani değiştirilemeyecek şeyler için zaman ve enerji harcamak.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim, edebi veya mizahi üslupta kullanılır. 'Don Kişot' romanından gelir. Gerçek yeldeğirmenleriyle ilgisi yoktur; boşuna, imkânsız bir çabayı ifade eder.
Examples
He likes to tilt at windmills and argue about things that will never change.
O, **yeldeğirmenlerine karşı savaşmaktan** ve asla değişmeyecek şeyler hakkında tartışmaktan hoşlanıyor.
Some people say fighting corruption is just tilting at windmills.
Bazı insanlar, yolsuzlukla mücadelenin sadece **yeldeğirmenlerine karşı savaşmak** olduğunu söylüyor.
She refuses to tilt at windmills and focuses on goals she can achieve.
O, **yeldeğirmenlerine karşı savaşmayı** reddediyor ve ulaşabileceği hedeflere odaklanıyor.
You can complain all you want, but if you try to change the weather, you're just tilting at windmills.
Ne kadar şikayet edersen et, havayı değiştirmeye çalışmak **yeldeğirmenlerine karşı savaşmak** olur.
After years of trying to reform the system, he realized he was just tilting at windmills.
Yıllarca sistemi değiştirmeye çalıştıktan sonra, aslında sadece **yeldeğirmenlerine karşı savaştığını** fark etti.
My uncle always warns me not to tilt at windmills when facing company rules that won't ever change.
Amcam, asla değişmeyecek şirket kurallarına karşı dururken **yeldeğirmenlerine karşı savaşmamam** için beni hep uyarır.