"tight lips" in Turkish
Definition
Birinin bilgi paylaşmadığını veya konuşmadığını, özellikle sır sakladığını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Samimi ya da gayriresmî konuşmalarda, bilgi vermeyen ya da sır saklayan kişiler için söylenir.
Examples
She kept tight lips about the surprise party.
Sürpriz parti hakkında **ağzı sıkı** davrandı.
With tight lips, he refused to answer any questions.
**Ağzı sıkı** bir şekilde hiçbir soruya cevap vermedi.
The team maintained tight lips about their new project.
Ekip yeni projeleri hakkında **ağzı sıkı** kaldı.
You can trust her; she has tight lips when it comes to secrets.
Ona güvenebilirsin; sır konusunda **ağzı çok sıkıdır**.
Everyone had tight lips, so it was impossible to find out what happened.
Herkesin **ağzı sıkıydı**, bu yüzden ne olduğunu öğrenmek imkânsızdı.
He just gave me that tight lips look and shook his head.
Sadece bana **ağzı sıkı** bir bakış attı ve başını salladı.