아무 단어나 입력하세요!

"tied down" in Turkish

bağlı kalmakkısıtlanmak

Definition

Kişinin sorumluluklar, yükümlülükler ya da ilişkiler nedeniyle özgürce hareket edememesi ya da karar verememesi durumu.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok gündelik dilde kullanılır; aile, iş veya ilişkilerden kaynaklanan kısıtlanmışlık hissini anlatır. 'Özgürlük' ile zıt anlamlı kullanılır.

Examples

He doesn't want to be tied down with too many responsibilities.

O, çok fazla sorumluluğa **bağlı kalmak** istemiyor.

She feels tied down by her job and can't travel.

İşi yüzünden **kısıtlanmış** hissediyor ve seyahat edemiyor.

Many young people don't want to get tied down in a relationship.

Birçok genç ilişkiye **bağlı kalmak** istemiyor.

I've got so much work lately—I feel completely tied down.

Son zamanlarda çok işim var—tamamen **kısıtlanmış** hissediyorum.

Don't you ever get tired of being tied down?

**Bağlı kalmaktan** hiç sıkılmıyor musun?

He loves the freedom of traveling and doesn't want to be tied down right now.

Seyahat etmenin özgürlüğünü seviyor ve şu anda **kısıtlanmak** istemiyor.