"thrower" in Turkish
Definition
Atıcı, bir şeyi atan kişi veya nesneleri fırlatmak için tasarlanmış cihazlardır; genellikle spor veya makinelerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle spor terimleriyle birlikte kullanılır ('cirit atıcısı', 'disk atıcısı') ya da cihazlar için ('top fırlatıcı'). Rastgele birini anlatmak için kullanılmaz.
Examples
The thrower won the gold medal in the javelin event.
Cirit **atıcı**sı mızrak dalında altın madalyayı kazandı.
This machine is a ball thrower for dogs.
Bu makine köpekler için bir top **fırlatıcı**dır.
The discus thrower practiced every day.
Disk **atıcı**sı her gün antrenman yaptı.
He's always been the best snowball thrower in our group.
O, grubumuzdaki en iyi kartopu **atıcı**sıydı.
The festival had a pumpkin thrower that launched pumpkins over the field.
Festivalde tarlanın üzerinden kabak atan bir **fırlatıcı** vardı.
If you want to join the team, we need a strong arm thrower.
Takıma katılmak istiyorsan, güçlü bir kol **atıcı**ya ihtiyacımız var.