"throw in" in Turkish
Definition
Bir şey satın alırken ekstra ücretsiz bir şey eklemek veya sohbet sırasında laf arasında bir şey söylemek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmidir; satışlarda ('ücretsiz teslimat ekleriz') ve konuşmada ('Bir fikir ekleyebilir miyim?') sıkça geçer.
Examples
If you buy this phone, we'll throw in a free case.
Bu telefonu alırsanız, size **ücretsiz bir kılıf ekleyeceğiz**.
She likes to throw in a joke during meetings.
Toplantılarda araya **şaka eklemeyi** sever.
Can you throw in some extra napkins, please?
Biraz daha peçete **ekleyebilir misiniz** lütfen?
To sweeten the deal, the dealer threw in free oil changes for a year.
Satıcı, anlaşmayı cazip kılmak için bir yıllık ücretsiz yağ değişimini **ekledi**.
Mind if I throw in my two cents?
Benim de bir **fikrimi eklememde** sakınca var mı?
Every time we order, they throw in some free cookies.
Her siparişimizde bize **ücretsiz kurabiye veriyorlar**.