아무 단어나 입력하세요!

"that'll be the day" in Turkish

o gün gelirsehayatta olmaz

Definition

Bir şeyin çok olasılık dışı veya imkânsız göründüğünde, genellikle alaycı bir şekilde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve samimi ortamlarda, mizahi ya da alaycı bir şekilde kullanılır. ‘Deveye hendek atlatmak’ deyimiyle benzer.

Examples

"You think he'll wake up early on a Sunday? That'll be the day!"

Sence o, pazar günü erken kalkacak mı? **O gün gelirse**!

If she ever apologizes, that'll be the day.

O bir gün özür dilerse, **hayatta olmaz**.

"Mom, will you buy me a car?" "That'll be the day!"

"Anne, bana araba alacak mısın?" "**O gün gelirse**!"

He said he's going to quit junk food and start running every day. That'll be the day!

Junk food'u bırakıp her gün koşmaya başlayacakmış. **O gün gelirse**!

If they ever agree on anything, that'll be the day.

Onlar bir konuda anlaşırlarsa, **hayatta olmaz**.

Oh, you're going to stop teasing your little brother? That'll be the day!

Küçük kardeşini bir daha kızdırmayacak mısın? **O gün gelirse**!